Ordu Türküleri : “Ordu’nun Dereleri”

kez izlendi, 06 Ekim 2016 Perşembe

ORDU’NUN DERELERİ Ahmet Yamacı tarafından derlenmiştir. Ümit Tokcan ve Ali Rıza Gündoğdu tarafından okunarak meşhur edilmiştir. 1943 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir. Türkünün Notası Ezgi Adı: Ordu’nun Dereleri Yöresi: Ordu Kaynak Kişi: Kadir Üstündağ Derleyen: Ahmet Yamacı Notaya Alan: Muzaffer Sarısözen REPno: 1550     TÜRKÜNÜN HİKAYESİ Eskiden ama çok eskiden Ordu’nun uzak köylerinden birinde iki genç yaşarmış. Genç kız güzel […]

ORDU’NUN DERELERİ
Ahmet Yamacı tarafından derlenmiştir. Ümit Tokcan ve Ali Rıza Gündoğdu tarafından okunarak meşhur edilmiştir. 1943 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir.

Türkünün Notası

ordu'nun_dereleri.pngEzgi Adı: Ordu’nun Dereleri
Yöresi: Ordu
Kaynak Kişi: Kadir Üstündağ
Derleyen: Ahmet Yamacı
Notaya Alan: Muzaffer Sarısözen
REPno: 1550

 

 

TÜRKÜNÜN HİKAYESİ

Eskiden ama çok eskiden Ordu’nun uzak köylerinden birinde iki genç yaşarmış. Genç kız güzel mi güzel. Dal gibi, sırma örgülü saçları, hokka gibi ağzı, sürmeli gözleriyle yürekler hoplatan kızın adı Hacer.
Delikanlı da yakışıklı mı yakışıklı. Bu levent yapılı, yağız gencin adı Mehmet. Şöyle bir bakışıyla genç kızları mezara dek peşinden sürükleyen Mehmet, ne var ki Hacer’e sevdalıymış.

Güzelliği ile çevresini kırıp geçiren Hacer de derin bir sevda ile yanıp tutuşurmuş Mehmet için.

Zaman zaman zerdali ağacının dibinde buluşmuşlar. Göz göze, diz dize akıp giden saatlerin farkına bile varmazlarmış Fakat bu güzel beraberliğe kem gözler karışmış. Haset dolu köyün diğer kızları çevirdikleri türlü entrikalarla bu tatlı beraberliği yıkıp atmışlar.Hacer kızın aleyhine inanılmaz dedikodular üretmişler ve nihayet Mehmet’in, sevdiğini ve de köyünü terk etmesine neden olmuşlardır.

Böyle derin bir üzüntüyle gurbete çıkan Mehmet, geride gözleri yaşlı bir kız, dertli, yerinden kalkamayan yatalak bir ana bırakmıştır.Büyük bir acı içinde kalan, yüreği yanık Hacer kız her gün evinin yakınından akan dere kenarına gider, yıkadığı kar gibi beyaz çamaşırları çitlere asarken dudaklarından eksik etmediği bir türküyle bütün köyü inletip dururmuş.

Ordunun dereleri
Aksa yukarı aksa
Vermem seni ellere
Ordu üstüme kalksa

Oy bağlamam bağlamam
Zerdali dalı mısın
Garip garip çalarsın
Benden sevdalı mısın

Ne yazık ki Hacer kızın bu feryadını, ne Mehmet duyar ne de araya giren iyi niyetli komşular bu işe bir çare bulurmuş. Tüm komşuların gelip gittiği ev yas evine dönmüş.
O günden sonra günler aylar böyle gelip geçmiş, ne Mehmet dönmüş ne de Hacer gitmiş sevdiğinin yanına. Ama Hacer’in yüreği yanık, hep dertli dertli söylermiş bu türküyü inceden.

Oy Mehmet’im Mehmet’im
Sana küstüm demedim
Beni sana geçmişler
Vallahi ben demedim.

Hacer’in bu sözlerinde gerçeğin ta kendisi varmış. Ne çare ki içli kız, dertli kız türküsüne vurduğu gamını, derdini sevdiğine ulaştıramamış. Araya girenler de işin üstesinden gelememiş. Böylece yıllar geçmiş aradan. Mehmet gurbette kalmış, Hacer kız da dere kenarında hem ağlamış, hem söylemiş “Ordu’nun Dereleri” türküsünü ölünceye dek.

Etiketler:

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın...

instagram takipçi satın al iptv server bedava bahis viagra fiyat bağlama büyüsü
izmit escort izmit escort porno sakarya escort sakarya escort